2400 Metre Çocuklar LGS ve AYT-TYT Koşusu- Türkiye Veliefendi Okulları

images

Koşuya katılacak çocukların tamamı hazır. Beyaz bayrak havada, start verildi ve Türkiye’de 1.koşu başladı. Koşuya katılan çocukların tamamı kötü bir başlangıç yaptılar ve jokeylerini hüsrana uğrattılar.Sol kulvardan biraz hareketlenen 8 numaralı Ahmet 1 boy kadar önde liderliğini sürdürüyor.İlk metreler geçilirken dış kulvardan yaptığı ataklarla 5 numaralı Ayşe liderliği aldı.Hemen içinden 2 numaralı Ali ona eşlik ediyor.Bu ikilinin dışından gelen 12 numaralı Melda üçüncülükte kaldı ve onu da 2 boy kadar arkasında olan 10 numaralı Esra takip ediyor.3 boy kadar geride bariyer dibinde 1 numaralı Akif yer almakta.Son 100 metreye gelinirken iç kulvara yakın 7 numaralı Mert koşunun liderliğini ele geçiriyor ve farkı da 3 boya kadar çıkarıyor.Son düzlük geçilirken dışarıdan 12 numaralı Melda ve 2 numaralı Ali geliyor.Mert mi Melda mı buna varış hakemleri karar verecek. (www.dogusaydin.com)

Çocuk yetiştirmekte son dönemde anne ve babaların at yarışı oynamak gibi bir hobisi olsa gerek! Çocuklar bakılıyor, büyütülüyor ve besleniyor ve sonunda onlardan teog ve lys sınavlarında açık ara farkla diğer çocukları geçmesi bekleniyor. Çok heyecan verici ve etkileyici gibi gözüküyor. Anne ve babaların çocukken bu kadar at yarışı izlediğini ve jokey olmak istediğini tahmin edemezdim açıkçası. Gerçekten hayal dünyası ciddi oranda yaratıcı bir toplumuz.(www.dogusaydin.com)

Evde anne ve babaların diğer anne ve baba arkadaşlarına hava atma aracı haline getirdikleri çocuklarının başarısı gelecek jenerasyonların en büyük başarısızlığı olacak kimse farkında değil.Eğer sorulsaydı dünyaya hiçbir çocuk bir anne veya babanın kendi çocukluğunda gerçekleştiremediklerini gerçekleştirmek için bir yarış atı olarak gelmeyi kabul etmezdi diye düşünüyorum.(www.dogusaydin.com)

Şimdi bu kadar eleştirdiysek biraz da örneklerle canlandırmak gerekir. Çoğu ebeveyn bu özelliklere sahip olsa da kendini bu özelliklere sahip olmayan tarafa koyacaktır nasıl olsa. Bu yazıyı okurken ah şu anne ve babalar ne kadar da acımasızlar çocuklarına karşı diyeceklerdir. Ama inanın ki bu dönencenin içinde hepimiz bu hataya düşüyoruz. Nasıl mı?

İlkokul 2.sınıf öğrencisi Fatih’e de diğer sınıf arkadaşları gibi öğretmeni tarafından kibritten bir ev yapma ödevi verilir. Tabii Fatih daha 7 yaşındadır ve el becerileri gelişmemiştir. Ayrıca Fatih galiba biraz da diğer arkadaşlarına göre el becerilerinde beceriksizdir. Eğitimde hem fizyolojik hem de psikolojik olgunlaşma açısından Fatih’ten kibritten inşaat firmaları için satış ofisinde sergilenecek projenin maketini beklemek mantıksız olur herhalde. Fatih’in anne ve babası da aynen benim gibi düşünmüşlerdir ki Fatih onlardan ev için yardım istediğinde direkt karşı çıkmış ve Fatih’in kendisine verilmiş bir ödev olduğunu ve kendisinin yapması gerektiğini düşünmüşlerdir. Fatih’te ağlaya ağlaya ödevini yapmaya başlamıştır. Çocuk haklı tabii başına gelecekleri biliyor sonuçta. Fatih, o gün ödevini bitirmiş ve 20 veya 30 yaşında bir insandan beklenmeyecek derecede kötü bir ev yapmıştır!(www.dogusaydin.com)

Ertesi gün olmuş Fatih mutlu bir şekilde kalkmış ve okula gitmiştir. İlk derste Fatih’in çok sevdiği öğretmeni onlardan kibritten yaptıkları evleri göstermelerini istemiştir. Herkes sırasının üstüne çıkarmış ve sınıf olmuştur inşaat firması proje satış ofisi. Hem de 30’a yakın projesi olan ciddi büyük bir firma. Yani TOKİ’den üst düzey bir yönetici gelse ülkemizin geleceğiyle gurur duyar o derece! Arkadaşları Fatih’in yaptığı evi görünce başlamışlardır dalga geçmeye. Öğretmeni de Fatih’i yaptığı ödevden ötürü azarlamıştır. Öğretmenlerin de iyi bir jokey danışmanı olduğunu hatırlatmak lazım. O gün eve gidene kadar Fatih büyük bir güven kaybı ve onuru kırılmış çocuk portresi çizmiştir. Hayatı boyunca el işlerinden nefret eden, ileride belki evlendiğinde evde bir musluk bozulsa onu bile yapmaktan korkan, kendine olan güveni sarsılmış bir birey olmuştur. Çünkü çocuklar o ödevde yarışmamış ebeveynler yarışmıştır. Ebeveynler kendi egolarını tatmin etmiş ve kendi çocuklarının ödevi üzerinden başkalarına kimlik atmışlardır. Öğretmende desteklemiş ve kendi sınıfındaki öğrencilerinin yaptıklarını gururlu bir şekilde sınıfın çeşitli yerlerine koymuştur diğer öğretmenler ve müdür görsün diye. Topluca Veliefendi okulları açılmıştır. Herhalde sloganı da bu okulun şöyle olurdu:’VELİEFENDİ ile Veliler bu yarışta bir boy ileride’

Bu kadar yazdık belki bazı insanların beyninde ışıklar yanmasına neden olmuşsak biraz tavsiye vermesek de olmaz. Sevgili anne ve babalar lütfen çocuklarınızı sevin. Sadece sevin ki onlar okullarında başarılı olamasalar da bir gün başarılı olacağı dalı bulmasına sizin sevginiz onları yönlendirsin. Çocuklarınızdan yaptıklarınız karşılığında sorumluluk duygusu bekleyin. Sorumluluk sahibi olsunlar ki her ne yaparlarsa yapsınlar doğru yapmayı hedeflesinler. Karnelerinde 5’ler, takdirler beklemeyin. Geldiğinde sadece sevinin. Bunlara kendinizi odaklamayın. Siz doktor olamadıysanız genleriniz benzerdir zaten bilin ki o çocuktan da olamayabilir. Olacaksa ve bunu yapabilecek kapasitesi varsa destekleyin ama yoksa yapabileceği şeyi arayın.

EN İYİ EBEVEYN NE ZAMAN OLURUZ?

-Çocuğumuzun hayatta iyi yapabildiği sadece 1 şeyi bulduğumuzda ve onu desteklediğimizde!

dogusaydin
Doğuş Aydın
30 Kasım 2019 Cumartesi