Öğrenici Özerkliğine Yönelik Verimli bir Ders İçi Aktivite: Öğrenci Anlaşması

images

 

Öğrenici Özerkliğine Yönelik Verimli bir Ders İçi Aktivite

Öğrenci Anlaşması

  

Kaliteli eğitim sürecinin en önemli noktalarından birisi, kuşkusuz sağlıklı öğrenci-öğretmen ilişkisidir. Sağlıklı kurulmuş öğrenci-öğretmen ilişkisi yalnızca öğrenciye getiri sağlamaz. Öğrencinin problemlerini çözmede (işbirliği içinde), ihtiyaçlarını, zayıf & güçlü yönlerini, hazırbulunuşluk düzeyini saptamada, ve öğrenciye bu unsurlar doğrultusunda uygun ve teşvik edici bir öğrenme ortamı hazırlamada pozitif bir ilişki, öğretmene de oldukça yarar sağlar. Özellikle İngilizce Özel Ders verirken bu tarz yaklaşımlar çok fayda sağlayan aktiviteler olabilmektedir.

 

Öğrenci açısından da durum farklı değildir. Literatürde ‘non-threatening environment’ olarak geçen öğrenci için ‘tehlike arz etmeyen güvenli çevre’ nin kurulması, öğrencinin öğrenme ortamında kendini rahatça ifade edebilmesi ve anlaşıldığını hissetmesi, sağlıklı temellere sahip bir öğrenci-öğretmen ilişkisinin getirilerindendir. John Hattie, 2015 yılında yaptığı bir araştırmada sağlıklı öğrenci-öğretmen ilişkisiyle harmanlanmış pozitif ve destekleyici bir ortamın, öğrencilere hem akademik hem de kişisel gelişim alanlarında katkı sağlayacak bir platform oluşturacağını belirtmiştir. Hattie, aynı zamanda böyle bir ortamın öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirirken, endişelerini de yatıştıracağını not etmiştir. 

Bir başka araştırmacı Emily Gallagher da, bir çalışmasında öğretmenleriyle sağlıklı iletişim kurabilmiş öğrencilerin, akademik zorluklarla başa çıkmaya ve sosyo-duygusal becerilerinin üzerinde çalışmaya daha yatkın olduklarını ifade etmiştir.

 

Sağlıklı temeller üzerine kurulmuş öğrenci-öğretmen ilişkisinde;

Öğretmen, öğrencisinin öğrenim sürecine kontrol etmesine imkan tanır ve öğrencisine kendi yol haritasını çizmesi için ortam hazırlar. Öğrenci, öğretmenin sorduğu özellikle yansıtmaya yönelik sorularla öğrencinin farkındalığını arttırmaya ve kendi çözümlerini bulmasına fayda sağlamaktadır.

Aynı zamanda işbirliği de pozitif bir öğrenci-öğretmen ilişkisi açısından oldukça değerli bir unsurdur. Elverdiğince öğrenci ile birlikte karar verme, onun da taleplerini dinleme ve fikrini alma öğrenci-öğretmen arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirir.

Öğretmen, öğrencinin yalnızca eğitim ihtiyaçlarından sorumlu değildir. Öğrenciyi bir bütün olarak ele alan öğretmen, onun sosyo-duygusal ihtiyaçlarının da farkındadır ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda bir aksiyon alır.


Öğretmen, öğrenciye saygı duyar. Karşısındaki öğrencinin de bir birey olduğunu, sınırlara ve sınıf dışında da bir hayata sahip olduğunu kabul eden öğretmen, öğrenciye bu perspektifte yaklaşacaktır.

Şimdi sizlerle bu bilgiler doğrultusunda uyguladığım bir çalışmayı paylaşmak istiyorum: Agreement. Yani anlaşma.

 

10 yaşındaki İngilizce özel ders öğrencimle birlikte bir anlaşma hazırladık. Öğrencim, ödevlerini yapma konusunda bir isteksizlik halindeydi, biz de sebeplerini araştırdık, üzerine düşündük. Kendisine yönelttiğim güçlü sorular sayesinde sorunun sebebini derinlemesine düşünmesine yardımcı oldum ve sonunda başarıya ulaştık. Öğrencim, ders biter bitmez telefonla vakit geçirmemeyi göze alırsa ödevini rahatlıkla bitirebileceğini belirtti. Sonunda böyle bir uygulamaya geçmeye karar verdi. Ayrıca üst-bilişsel yetilerini kullanma yönünden gelişen öğrenci geleceğe daha iyi hazırlanmaktadır. İngilizce Özel Ders verirken veya Sınıf içi eğitimlerde çok verimli sonuçlar doğmasına sebep olmaktadır bu durum. 


Elbette bu anlaşmayı öğrencimle işbirliği içinde hazırladık, bunu yaparken hem öğrencimin özerkliğini geliştirmesine katkıda bulundum, hem kendisi öğrenim sürecini kontrol edebilmeyi pratik etmiş oldu hem de sorunumuz çözüldü. Bu çalışma sayesinde sevgili öğrencim artık daha mutlu.

Bu tarz deklarasyon ve anlaşma çalışmalarını -elbette öğrenci tarafından planlananları-  ister sınıfta ister İngilizce özel derslerde kullanmak üzere öğretmen arkadaşlarıma tavsiye ederim. Onu gerçekten önemsediğinizi ve sorunları üzerine düşündüğünüzü hisseden öğrenciniz ile iletişiminiz gelişecek, sorunlara çözüm bulma konusunda hem sizin hem de öğrencinizin bakış açısı genişleyecektir. 

dogusaydin
Doğuş Aydın
Tuesday, September 29, 2020